İNSAN İLİŞKİLERİ 101 : LECTURE by ORHAN BABA
İnsan nasıl olmalıdır?
İnsanlar nasıldır?
İnsana insana nasıl davranmalıdır?
Bu yazının konuğu şarkılarıyla bu sorulara cevap verdiğini düşündüğüm Orhan Baba.
Sanırım bir yıl öncesine kadar arabeskle aramız yoktu daha doğrusu arabesk şarkı dinleme ihtiyacı hasıl olmamıştı diyebiliriz.
Son zamanlarda farklı depresyon türlerini tecrübe ederken farklı şeyler deneme ihtiyacı da beraberinde geldi pek tabi. Gelin birlikte bakalım Orhan Baba neler demiş insanlara.
1-) Batsın Bu Dünya
Batsın be böyle Dünya! derken fark ettim ki öyle tek başıma feryat etmem yetmeyecek. Tabi hemen Youtube nâm sitede Orhan Gencebay - Batsın Bu Dünya şeklinde bir arama gerçekleştirdim. Allaaaaah! Bir o söylüyor bir ben. Sonra koro. Haydi hep birlikte!
"Her şey karanlık, nerde insanlık
Kula kulluk edene yazıklar olsun"
Şu iki dize gözümde nelerin canlanmasına neden olmuyor ki... Kendi küçük dünyamdan hareketle daha da global bir insanlık sorunsalına doğru düşünceler arası uzun atlama maratonuma başlıyorum. Her gün dünyada yüzlerce insan ölürken sessiz kalan "insanlar"... Oturdukları koltuklardan dünyanın çivisini çıkaran beş para etmez "zenginler"... Nasıl bir dünyada yaşıyoruz hakkaten ve cidden "nasıl" yaşıyoruz biz böyle bir dünyada ya. Hayret cidden!
2-) Kaderimin Oyunu
Müziğiyle beni benden alan, sözleriyle de asla geri kalmayan diğer bir şarkıya gelecek olursaaak...
Artık depresyonlarımın olmazsa olmazı ! :) Şu sözlerin inceliğine bakar mısınız ?
Artık depresyonlarımın olmazsa olmazı ! :) Şu sözlerin inceliğine bakar mısınız ?
"Ne sevenim var ne soranım var
Öyle yalnızım ki
Çilesiz günüm yok dert ararsan çok
Öyle dertliyim ki
Bana kaderimin bir oyunumu bu
Aldı sevdiğimi verdi zulmü
Dünyaya doymadan geçip gideceğim
Yoksa yaşamanın kanunu mu bu"
Hiç şüphe yok ki herkes bu dünyaya doymadan ayrılıyor bu dünyadan. Evet bir nevi yaşamanın kanunu ve bence bedeli de bu. Ne kadar "çok" yaşasak da ne kadar "mutlu" yaşasak da doymamız mümkün değil bu dünyaya. Aslında mü'minin zindanı olan bu dünya ne kadar katlanılmaz bir hal alsa da hep bir şekilde insanı kendisine bağlayacak şeyler de buluyor. Mal mülk, makam mevki, aile, sevdikler, vesaire vesaire. Peki kader dediğimiz şey başlı başına kendisi mi bir oyun, yoksa başımıza gelenler kaderin bize bir oyunu mu? İşin içinden çıkmak pek kolay değil gibi, ne dersiniz? :)
3-) Beni Böyle Sev
Kim olursan ol beni olduğum gibi kabul et. Hayatıma girip de orada bir yer edindikten sonra vay efendim sen şöylesin vay efendim sen böylesin deme, beni değiştirme. Aslında hayatımızdaki herkesten istediğimiz bu değil midir?
"Beni böyle sev seveceksen
Olduğum gibi göreceksen
Girme ömrüme girme gönlüme
Ne dertliymiş bu diyeceksen"
Ki olduğumuz gibi kabul edilmediğimiz ortamlarda ya mutsuz oluyoruz ya da zaten hiç olduğumuz gibi davranamıyoruz. Böyle olduktan sonra o ortamda olmanın, o insanlarla bir arada olmanın ne anlamı var? Biliyorum ki maalesef bulunduğumuz ortamların her zaman kendi seçimimiz olmadığı durumlar olabiliyor. Açıkçası ben de böyle ortamların içinde bulundum ve çoğu zaman da bu ortamlardan çıktığımda bir derin nefes aldım. İnsanın kendisi gibi olamaması gerçekten üzücü değilmiş gibi bir de değer verdiği insanların kendisini asıl olduğu haliyle sevemeyeceklerini düşünmesi de korkutucu.
4-) Hor Görme Garibi
Daha isimle gelmiş viral. Hor görme diyor garibi. Görmeyin ulen!
"Nerde boynu bükük bir garip görsen
Hor görme kim bilir ne derdi vardır
O garip halinde ne sırlar gizli
Onu bu hallere bir koyan vardır
Belki benim gibi sevdiği vardır"
Ders gibi ders be. Kim bilir herkesin ne derdi vardır ve kendi dertlerimizin içinde boğulmuşken düşünmüyoruz bile. Sanki en büyük dert bizim, bir biz üzülürüz, bir biz kırılırız da başkaları dert sahibi olamazmış gibi. Onun için kulaklığı takıp eller cepte artist artist kendi kliplerimizdeki yaşamlarımıza dönmeden şöyle bir etrafımızdakilere bakalım bence...
5-) Dokunma
Allah'ım! Hem dinlemeyi hem söylemeyi en çok sevdiğim bu sanırım. Seksendört'ün cover çalışmasını da zevkle dinliyorum açıkçası. Pop müziğin piyasayı ele geçirdiği şu zamanda (ki zaten önemli olan artık piyasa) "sanatçı" gözüyle baktığım sayılı insanlardan bu adamlar. Neyse onlar başka bir mesele şimdi :)
Orhan Baba diyor ki;
Orhan Baba diyor ki;
"anlaşmak bir bakış
bazen de seviyorum demektir
anlaşmak bir gülüş
bazen de bir özür dilemektir
zor değil zor değil
seviyorum seni derken bana
özür dilemek"
Ne güzel tarif etmiş değil mi? İnsan ilişkisi dediğimde yalnızca aşk gelmesin tabi aklınıza. Benim kastım daha geniş metrajlı :) Annenize babanıza arkadaşınıza abinize ablanıza...
"konuşma konuşma düşünmeden konuşma
kırma kırma incitip beni kırma"
Diyeseniz gelir ya bazen hani. Ondan bahsediyorum. Ya da bazen bunu karşınızdakiyle iletişim halindeyken sizin kendinize hatırlatmanız gerekir hani. Kırma, düşünmeden konuşup da karşındakini. Bazen insanlarla konuşurken aniden şu şarkıyı fonda hissettiğim ya da kendi iç sesimde mırıldandığım oluyor. Keşke onlar da bunu duyabilseler diyorum elbette.
Şarkının benim nazarımda can alıcı kısmı da şuraya gelsin dersin son sözü niyetine:
"dünyada en zor şey
kırılan bir kalbi onarmaktır
insana yakışan
insanca yaşayıp var olmaktır"
kırılan bir kalbi onarmaktır
insana yakışan
insanca yaşayıp var olmaktır"

Yorumlar
Yorum Gönder