MEÇHUL TBT 1

Uzuuun bir aradan sonra merhaba! Bu defa sizlerle tanımadığımız birinin geçmişine şöyle bir bakacak ve düşüneceğiniz...

Perşembeleri dünyanın farklı yerlerinden farklı insanlar ortak bir etiketle ortak bir temayı paylaşıyorlar. #tbt yani throwbackthursday yani anılarımızı sakladığımız yerden çıkarıp atıyoruz. Nedense Perşembeleri...
 Arşivler açılıyor eski fotoğraflar paylaşılıyor. Tatlı acı hatıralar paylaşılıyor. Geçmişe duyulan özlem dile getiriliyor. Geçmiş… Hâlâ bahsini ettiğimize göre demek ki o kadar geçememiş. Peki ya bahsi edilmeyenler? Bahsini edecek kimsesi kalmayanlar? Öylece unutulmaya terk mi edilecekler? Yoksa kendisinin de en büyük korkusu öldüğü gün dünyadan tüm izlerinin silinip gitmesi ve kendisini hatırlayacak tek bir kimsenin dahi kalmaması olan tarih öğrencisi bir kızın kelimelerinde biraz olsun hatırlanmaya mı çalışılacaklar?
Tarih… Nedense hep büyük adamların hikayesi. Yavuz Mısır’ı feth ettiğinde yanında bir aşçı olsun yok muydu ki? Geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz değerli hocamız Yavuz Selim Karakışla’nın kulaklarımda yankılanan cümlesi: Ben o aşçının peşindeyim.
Bu hafta ikinci el kitapların arasında dolaşırken tek başıma eski fotoğraflara rast geldim. Allah’ım o nasıl bir şeydi! Kayboldum insanların yaşanmışlıklarında. Bakabildiğim kadarıyla var olan en eski fotoğraf 1951 senesindendi. Bir saat mi geçti bilmiyorum iki saat mi… Bir kez daha iyi ki tarih okuyorum dedim.
En çok etkilendiğim fotoğraflardan biriyle başlamak istiyorum bu meçhul tbt serisine. Hem kendi ismi de M ile başlayıp devamını çözemediğim için Meçhul Asker ile başlamak istemiş de olabilirim. Zira bana yazdığı cümleyi okurken en keskin duygu geçişini yaşattı.



1977. Fotoğrafların arkasına yazı yazılmak üzere satır çizgilerinin bulunduğu yıllar. 5 Temmuz. Abimiz asker. Doğum günü. “Yeni bir yaşın sevinci ve bugünü tek başına kutlamanın hüznüyle… M…..” İmza okumada iyi değilim maalesef. İsmi M ile başlayan onlarca isimden biri olan gencecik biri doğum gününde asker ocağında. İki gün ve onlarca yıl farkla aynı ayı paylaşıyoruz kendisiyle yeni bir yaş almak için. Yengeç o da benim gibi :)Duygusal olduğu zaten kelimelerinden belli değil mi!
Vardığım çıkarıma göre bu fotoğrafı kimseye göndermemiş kendisine hatıra bırakmış. Bir başka kopyasını -varsa- yakınlarına göndermiş olabilir. Zirâ diğer fotoğraflardan edindiğim izlenime göre bir başkasına yollayanlar genelde ya isimle ya da unvanla o kişilere seslenmişler. Meçhul Askerimiz bunu yapmamış. Sanırım o da benim gibi kendi kendine mektup yazanlardan. Bunu da kendine saklamış. Yüzündeki tebessüm ve bakışlarındaki mahzunluk sizinle uzun uzun konuşuyor aslında. Herkes farklı konuşacaktır muhtemelen kendisiyle. Bu sebeple kendi konuşmamı kendime saklıyor, kendinizinkini yapabilmeyi de size bırakıyorum.
Seneden yola çıkarak devam edersek çıkarıma askerlik o zamanlar 20 ay. Hayatın geri kalanını fazlasıyla etkileyecek 20 aylık bir deneyim. 1954 -1957 yılları arasında doğmuş olabileceğini hesapladım ama matematikte çok da iyi olduğum söylenemez hele de işin içinde yaş problemi varsa! Türkiye'nin siyasi durumunun karma karışık olduğu yıllar o kadar ki darbeye 3 sene kalmış. Öğrencilerin üniversitelerde birbirlerini vurdukları, İstanbul’da binlerce kadının ‘Evlat Acısına Son’ yürüyüşü yaptığı, ‘Kanlı 1 Mayıs’ olarak anılan günde onlarca kişinin hayatını kaybettiği yıl. Askerlik her zamankinden zor olmalı böyle durumlarda.
Velhasılı bir süre sonra düşünmeye devam ediyorsunuz ister istemez. Acaba sonra ne oldu? Nasıl bir hayat sürdü? Bu fotoğraf nasıl oldu da tanesi 1 liradan satılan eski fotoğrafların arasında yerini aldı? Kimsesi kalmadı mı geriye? İsmini bileni hatırlayanı yok mu şimdi diye… Büyük adamların hikayelerinin nasıl sona erdiğini merak eden herkes bilebilir. Meçhul Asker gibilerinin sonunu öğrenmek için ise bileni bulmak ya çok zordur artık ya da mümkün değildir. Elinizden gelen sonraki doğum günlerini yalnız kutlamak zorunda kalmadığını umut etmek ve tarihçi sorumluluğu dediğimiz şey sahiden varsa şayet varlığından başkalarını da haberdar etmektir…

*O zarfın içinde hikayeleri bizi bekleyen daha çok fotoğraf var.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

UMUTSUZ İNSAN HAİNDİR

Tutunamayanlar'a: ANSİKLOPEDİDEN DÜŞERKEN